haber3

Saatleri ayarlayalım !

Saatleri ayarlayalım !
 

 

Ocak’dan bu yana sadece üç beş yaprağını çekip aldığım maarifli takvim ilişti bugün gözüme. Baktım en başından Temmuz’a dek  bir tomar takvim yaprağı birikmiş.6 aylık zaman bir avuç kağıttan ibaretmiş gibi… Bu kağıt tomarı boğazımdan geçip gitmişti sanki. Ayları ve günleri iştahla yediğimi hayal ettim. Bir kaç  hamlede olay tamam, zamanı çiğneyip geçtim. Bakıyorum da bu 6 aylık zaman dilimim gerçekten de çarçabuk  gelip gitmiş görünüyor. Aynı gündelik program çarpı 190 gün eşittir 6 ay ve sonuç  hiçbir şey! Tabii ki günlerini verimli geçiren, kendini geliştiren ve yenileme gayreti  içinde olan insan evlatları için geçerli değil bu hesap ancak çevremdeki varlıkları ele aldığımda, onlara da (bana olduğu  kadar) cuk diye oturuyor bu  dümdüz hesap. İnsan biraz hüzne kapılıyor zaman ve takvim mevzularında. Yaşamın sürekliliği ilkesi aklına geliyor ve akan zamanın altında ıslandığını hissediyor. Islaklık arttıkça beden ağırlaşacak ve yavaşça içi geçmeye başlayacaktır bir portakal misali... Halbuki saatin tik tak sesleri  hiç uzağımızda olmadı ki! Ellerimiz her sabah ilk önce ona doğru gider ve basarız alarm düğmesine. Oysa ki o görevini yapar avaz avaz bağırır zamanı ve biz ise susturup  tez elden hazırlanmaya  koştururuz, saatin  yaşamımıza seslendiğinin farkına bile varmadan… 

 

Bugün 2 ziyaretçi (45 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=